Blog

1 Eylül 2026

Scooter ve Motosiklette Lastik Basıncı: Kaza Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Sigorta eksperi hasarı tespit eder; hukuki kusur oranını belirleyen taraf eksper değildir. Kusur oranı kaza tespit tutanağı ile, ihtilaf halinde bilirkişi, tahkim veya mahkeme tarafından belirlenir. Tek taraflı kazalarda ise paylaştırılacak bir kusur oranı bulunmaz; asıl soru hasarın poliçe kapsamında olup olmadığıdır.

İki tekerlekli araçlarda lastik basıncı, dört tekerlekli araçlardakinden farklı bir öneme sahip.

Sebebi basit: bir otomobil yolla dört noktadan temas eder, scooter ise iki noktadan. Ve o iki temas alanının her biri, bir kredi kartı büyüklüğündedir.

Bu yüzden basınç hatası, dört tekerlekli bir araçta yol tutuşunu azaltırken iki tekerlekli bir araçta doğrudan kayma ve düşmeye yol açabilir.

Bu yazıda böyle bir kaza sonrasında sürecin nasıl işlediğini, hangi kavramların birbirine karıştırıldığını ve poliçe açısından nelerin belirleyici olduğunu anlatıyoruz.

Önce kavramları ayıralım

Bu konudaki yaygın karışıklık, iki ayrı sorunun tek soru sanılmasından kaynaklanıyor.

Soru Kim cevaplar
Hasar ne kadar? Sigorta eksperi
Bu hasar poliçe kapsamında mı? Sigorta şirketi, eksper raporu üzerinden
Kusur kimde, hangi oranda? Kaza tespit tutanağı; ihtilafta bilirkişi, tahkim veya mahkeme

Sigorta eksperi hasar tespiti yapar. Aracın hasarını inceler, zararı belirler ve rizikonun gerçekleşme nedenlerine ilişkin tespitlerde bulunur. Kasko Genel Şartları’nda eksper tayini ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir.

Ancak hukuki anlamda kusur oranını belirleyen taraf eksper değildir. Trafik kazalarında kusur, kaza tespit tutanağı üzerinden belirlenir; taraflar arasında ihtilaf çıkması halinde bilirkişi incelemesi, Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme devreye girer.

Bu ayrım önemsiz bir ayrıntı değil. Çünkü tek taraflı bir kazada zaten paylaştırılacak bir kusur oranı yoktur.

Tek taraflı kazada asıl soru

Lastik basıncı nedeniyle kayan bir scooter genellikle tek taraflı bir kaza yapar. Karşı taraf yoktur.

Bu durumda gündeme gelen soru “kusur kimde” değil, şudur: bu hasar kasko poliçesi kapsamında mı?

Cevap poliçenin genel ve özel şartlarında aranır.

Kasko Genel Şartları’nda iki ilgili madde

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda, ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek haller sayılmıştır. Bunlardan ikisi bu konuyla doğrudan ilgilidir.

Madde 4.14: Yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar.

Madde 4.15: Sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça aracın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızalar, kırılmalar ile lastiklerde meydana gelen zararlar.

Bu maddeler ne anlama geliyor?

Madde 4.15’teki ifade dikkatle okunmalıdır, çünkü iki yönlü çalışır.

Lastiğin kendi başına yıpranması, patlaması veya eskimesi teminat dışıdır. Bu, kaza değil aşınmadır.

Ancak teminat kapsamına giren bir olay gerçekleşmişse ve hasar o olaydan doğmuşsa, durum farklıdır. Kaynaklarda bu ayrım şöyle ifade edilir: lastiğin tek başına yıpranması çoğu poliçede teminat dışıdır; ancak kazayla birlikte oluşmuşsa hasar kapsamında değerlendirilebilir.

Yani belirleyici soru şudur: ortada teminat kapsamında bir kaza var mı, yoksa yalnızca bir aşınma mı?

Bu değerlendirme eksper raporu üzerinden yapılır ve poliçenin özel şartlarına göre değişebilir.

Az bilinen mekanizma: kısmi indirim

Bu bölüm, konunun genellikle atlanan yanı.

Yaygın algı şudur: sigorta ya öder ya ödemez. Oysa Kasko Genel Şartları’nda üçüncü bir ihtimal tanımlanmıştır.

Genel şartlarda, tazminatın sigortalı ve/veya sigorta ettirenin kusurunun ağırlığına göre indirilebileceği belirtilmektedir.

Bunun pratik anlamı şudur: ihmalin derecesi, ödemenin tamamen reddedilmesi ile eksiksiz ödenmesi arasında bir sonuç doğurabilir.

Ağır ihmal olarak değerlendirilebilecek durumlarda ise ödeme yapılmayabilir. Kaynaklarda bu noktada şu ifade geçer: eksper raporu burada belirleyici olur.

Dolayısıyla süreç, “haklıyım” veya “haksızım” biçiminde ikili bir mantıkla değil, belgelenmiş bulgular üzerinden ilerler.

Neyin belge değeri var?

Kaza sonrasında sürecin nasıl ilerleyeceğini belirleyen şey, büyük ölçüde ortada ne kadar kayıt bulunduğudur.

Kasko Genel Şartları sigortalıya belirli yükümlülükler getirir. Bunlar arasında şunlar yer alır:

  • Zorunlu haller dışında riziko yerinde ve nesnelerde değişiklik yapmamak
  • Rizikonun gerçekleşme nedenlerinin ayrıntılı belirlenmesine yarayacak bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sağlamak
  • Sigortacının veya yetkili temsilcilerinin yapacağı araştırma ve incelemelere izin vermek
  • Üçüncü kişilerin kusurlu fiili söz konusuysa tanık bilgilerini yetkili makama bildirmek

Birinci madde en kritik olanıdır ve pratikte en sık ihlal edilen maddedir.

Kaza sonrasında aracı hemen tamire götürmek, lastiği değiştirmek veya olay yerini düzenlemek — iyi niyetle yapılsa bile — inceleme imkânını ortadan kaldırabilir.

Kaza sonrası pratik adımlar

  1. Güvenliği sağlayın. Öncelik her zaman budur.
  2. Gerekiyorsa sağlık ve emniyet birimlerine bildirin.
  3. Kaza tespit tutanağı düzenletin. Karşı taraf olmasa dahi, tutanak sonraki süreçte belirleyicidir.
  4. Olay yerini fotoğraflayın. Zemin durumu, kayma izleri, aracın konumu, çevresel koşullar.
  5. Lastikleri fotoğraflayın. Diş derinliği, yanak durumu, varsa hasar.
  6. Aracı değiştirmeyin. Eksper incelemesi tamamlanmadan onarım yaptırmayın.
  7. Bakım kayıtlarınızı hazır edin. Servis fişleri, lastik değişim tarihleri, basınç kontrolü kayıtları.
  8. Sigorta şirketine süresi içinde bildirin. Genel şartlarda bildirim süresi tanımlıdır.

Yedinci madde çoğu sürücüde eksiktir ve tam da eksik olduğu için değerlidir. Düzenli bakım kaydı, “bakımsızlık” değerlendirmesine karşı somut bir dayanak oluşturur.

Trafik sigortası tarafı farklı işler

Buraya kadar anlatılanlar kasko içindir. Zorunlu trafik sigortası farklı bir mantıkla çalışır.

Trafik sigortası, üçüncü kişilere verilen zararları karşılayan bir sorumluluk sigortasıdır. Yani kendi aracınızın hasarını değil, kusurunuz nedeniyle başkasına verdiğiniz zararı kapsar.

Dolayısıyla lastik basıncı nedeniyle kayan bir scooter başka bir araca veya yayaya zarar verirse, bu tarafın değerlendirmesi trafik sigortası kapsamında yapılır ve kusur oranı burada gerçekten devreye girer.

İki poliçenin farkını trafik sigortası ve kasko sayfalarımızda genel hatlarıyla ele alıyoruz.

Asıl mesele: kaza olmadan önce

Buraya kadar anlattığımız her şey, kaza gerçekleştikten sonrasıyla ilgili. Oysa bu konudaki en değerli müdahale noktası öncesinde.

İki tekerlekli araçlarda basınç neden bu kadar kritik?

Temas alanı farkı yukarıda anlatıldı. Buna ek olarak iki tekerlekli araçlar denge üzerine kurulu sistemlerdir. Dört tekerlekli bir araçta yol tutuşunun azalması kayma ile sonuçlanırken, iki tekerlekli bir araçta doğrudan devrilme anlamına gelebilir.

Basınç hatasının iki yönü de sorunludur:

  • Düşük basınç: Lastik yanağı aşırı esner, ısınır, yol tutuşu ve direksiyon hâkimiyeti bozulur. Aşırı ısınma lastik yapısına zarar verebilir.
  • Yüksek basınç: Temas alanı küçülür, yol tutuşu azalır, özellikle ıslak zeminde kayma riski artar.

Kontrol rutini

  1. Basıncı üretici değerine göre ayarlayın. Doğru değer aracın kullanım kılavuzunda ve genellikle araç üzerindeki etikette belirtilir. Lastiğin yanağındaki değer, lastiğin dayanabileceği azami basınçtır — kullanım değeri değildir.
  2. Soğukken ölçün. Sürüş sonrası ısınan lastikte ölçüm yanıltıcı olur.
  3. Düzenli kontrol edin. Lastikler kullanılmasa bile zamanla basınç kaybeder.
  4. Yük ve yolcu durumunu gözetin. Arkada yolcu taşınacaksa önerilen basınç değişebilir.
  5. Mevsim geçişlerinde kontrol edin. Hava sıcaklığı düştüğünde basınç da düşer.
  6. Diş derinliğini ve yanak durumunu kontrol edin. Çatlak, şişkinlik veya düzensiz aşınma varsa değerlendirilmelidir.

Birinci madde en sık yapılan hatadır. Lastik yanağında yazan basınç değeri, o lastiğin taşıyabileceği maksimum değerdir; aracın önerdiği kullanım basıncı değildir.

Poliçe tarafında önceden yapılabilecekler

Kaza sonrasında poliçenizin ne kapsadığını öğrenmek geç bir zamanlamadır. Önceden netleştirilmesi gerekenler:

  1. Motosiklet veya scooter için kaskonuz var mı? İki tekerlekli araçlarda kasko yaptırma oranı otomobillere göre belirgin biçimde düşüktür.
  2. Poliçenizin teminat dışı halleri neler? Genel şartların yanında özel şartlar da okunmalıdır.
  3. Ek sözleşmeyle kapsanabilecek haller nelerdir? Genel şartlarda ek sözleşmeye bağlanan bazı durumlar, poliçeye eklenebilir.
  4. Ferdi kaza teminatınız var mı? İki tekerlekli araçlarda sürücü yaralanması riski daha yüksektir.
  5. Kullanım şekliniz doğru beyan edilmiş mi? Aracın kurye gibi ticari faaliyette kullanılması beyan edilmemişse, hasar ödemesi etkilenebilir.

Beşinci madde özellikle önemlidir. Kaynaklarda belirtildiği üzere, özel kullanım olarak sigortalanan bir aracın fiilen ticari faaliyette kullanılması ve bunun beyan edilmemesi halinde ödeme yapılmayabilir.

Bu tip atlanan başlıkları internetin sormadığı sorular yazımızda da ele almıştık.

Özetle

Sigorta eksperi hasarı tespit eder ve poliçe kapsamına ilişkin değerlendirme yapar; hukuki kusur oranını belirleyen taraf eksper değildir. Kusur, kaza tespit tutanağı ile, ihtilaf halinde bilirkişi, tahkim veya mahkeme tarafından belirlenir.

Tek taraflı bir kazada zaten paylaştırılacak bir kusur oranı bulunmaz. Asıl soru hasarın poliçe kapsamında olup olmadığıdır.

Kasko Genel Şartları’nda bakımsızlık nedeniyle oluşan zararlar ve teminat kapsamındaki bir olaydan doğmayan lastik zararları, ancak ek sözleşmeyle kapsanabilecek haller arasında sayılmıştır. Ancak teminat kapsamında bir kaza gerçekleşmişse değerlendirme farklı yapılır.

Ayrıca süreç her zaman “öder ya da ödemez” biçiminde işlemez: genel şartlarda tazminatın sigortalının kusurunun ağırlığına göre indirilebileceği belirtilmektedir.

Belirleyici olan ise belgedir. Kaza yerini değiştirmemek, fotoğraf almak, tutanak düzenletmek ve düzenli bakım kaydı tutmak, sürecin nasıl sonuçlanacağını doğrudan etkiler.

Motosiklet veya scooter poliçenizin kapsamını ve size uygun teminat yapısını değerlendirmek isterseniz, bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eksper kusur oranını belirler mi?

Hayır. Sigorta eksperi hasar tespiti yapar ve rizikonun gerçekleşme nedenlerine ilişkin bulguları raporlar. Hukuki anlamda kusur oranı kaza tespit tutanağı ile, taraflar arasında ihtilaf halinde bilirkişi incelemesi, Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme tarafından belirlenir.

Tek taraflı kazada kusur oranı nasıl belirlenir?

Tek taraflı kazada paylaştırılacak bir kusur oranı bulunmaz; karşı taraf yoktur. Bu durumda gündeme gelen soru hasarın poliçe kapsamında olup olmadığıdır ve bu, eksper raporu ile poliçenin genel ve özel şartları üzerinden değerlendirilir.

Lastik hasarı kasko kapsamında mı?

Kasko Genel Şartları’na göre, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça lastiklerde meydana gelen zararlar ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek haller arasındadır. Lastiğin tek başına yıpranması teminat dışıdır; teminat kapsamındaki bir kazayla birlikte oluşan hasar ise değerlendirmeye girer.

Bakımsızlık ödemeyi etkiler mi?

Genel şartlarda bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar, ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilecek haller arasında sayılmıştır. Ayrıca genel şartlarda tazminatın sigortalının kusurunun ağırlığına göre indirilebileceği belirtilmektedir.

Kaza sonrası aracımı hemen tamire götürebilir miyim?

Önerilmez. Kasko Genel Şartları, zorunlu haller dışında riziko yerinde ve nesnelerde değişiklik yapılmamasını ve sigortacının incelemesine izin verilmesini sigortalının yükümlülükleri arasında sayar. Eksper incelemesi tamamlanmadan onarım yaptırmak süreci olumsuz etkileyebilir.

Hangi belgeler işe yarar?

Kaza tespit tutanağı, olay yeri ve araç fotoğrafları, lastik durumunu gösteren görüntüler ve düzenli bakım kayıtları. Servis fişleri ve lastik değişim tarihleri, bakım durumuna ilişkin somut dayanak oluşturur.

Doğru lastik basıncını nereden öğrenirim?

Aracın kullanım kılavuzunda ve genellikle araç üzerindeki etikette belirtilir. Lastiğin yanağında yazan değer, o lastiğin dayanabileceği azami basınçtır; aracın önerdiği kullanım basıncı değildir. Ölçüm lastikler soğukken yapılmalıdır.

Trafik sigortası bu durumda ne yapar?

Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilere verilen zararları karşılayan bir sorumluluk sigortasıdır; kendi aracınızın hasarını kapsamaz. Kaza sonucunda başka bir araca veya kişiye zarar verilmişse, o taraf trafik sigortası kapsamında değerlendirilir ve kusur oranı burada devreye girer.


Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Poliçenizin kapsamı, teminat dışı halleri ve somut bir olayın nasıl değerlendirileceği; genel şartlar, poliçenin özel şartları ve olayın kendi koşullarına göre belirlenir. Kendi durumunuz için acentenizden bilgi alınız.

Blog