Blog

16 Ocak 2026

Hayat Sigortası Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Geleceği Güvence Altına Almak: Hayat Sigortası Yaptırırken Gözden Kaçırmamanız Gereken 7 Kritik Detay

Kabul edelim; “Hayat Sigortası” hakkında konuşmak, akşam yemeğinde açılacak en neşeli konu değildir. İnsanın kendi yokluğunu, sevdiklerinin onsuz nasıl devam edeceğini düşünmesi zordur. Belki de bu yüzden, toplum olarak bu konuyu hep “sonraya” erteleriz. Oysa Nur Sigorta olarak yıllardır edindiğimiz tecrübe bize şunu gösterdi: Hayat sigortası, kişinin kendisi için değil, “geride bıraktıkları” için yaptığı en büyük sevgi gösterisidir.

Bir gün ofisimize gelen genç bir babanın şu sözünü hiç unutmuyorum: “Benim olmadığım bir dünyada, çocuklarımın eğitiminin yarıda kalmayacağını bilmek istiyorum.” İşte mesele tam olarak bu.

Ancak, hayat sigortası sadece duygusal bir karar değil, aynı zamanda matematiksel ve hukuki bir sözleşmedir. Piyasadaki onlarca farklı ürün, karmaşık terimler ve “küçük yazılar” arasında kaybolmak çok kolay. Peki, doğru poliçeyi seçtiğinizden nasıl emin olacaksınız?

Bir sigorta uzmanı ve dostunuz olarak, imza atmadan önce mutlaka dikkat etmeniz gereken, hayati öneme sahip detayları masaya yatırıyoruz.


1. Amacınızı Doğru Belirleyin: “Koruma” mı, “Birikim” mi?

Hayat sigortaları temel olarak ikiye ayrılır ve ne yazık ki birçok kişi bu ayrımı yapmadan poliçe satın alır.

  • Risk (Koruma) Odaklı Hayat Sigortası: Bu, klasik anlamdaki sigortadır. Vefat durumunda lehdara (belirlediğiniz kişiye) toplu bir tazminat ödenir. Primleri daha uygundur, teminatları yüksektir. Amacı, ailenin yaşam standardını korumaktır.

  • Birikimli Hayat Sigortası: Hem vefat teminatı verir hem de ödediğiniz primlerin bir kısmı içeride birikir. Süre sonunda hayattaysanız, toplu para alırsınız. Bu, bir nevi “yatırım” aracıdır.

Hata Nerede Yapılıyor? Eğer amacınız sadece ailenizi büyük bir borç yükünden (ev kredisi vb.) korumaksa, “Birikimli” poliçe yerine “Risk” odaklı poliçe almanız, aynı paraya çok daha yüksek bir vefat tazminatı almanızı sağlar. İhtiyacınızı net belirleyin.


2. Teminat Tutarını Hesaplama Sanatı: “Ne Kadar Yeterli?”

Müşterilerimize “Ne kadarlık bir teminat istersiniz?” diye sorduğumuzda, genelde rastgele bir rakam söylerler: “100 bin TL olsun.” Peki, 100 bin TL ailenizin kaç aylık ihtiyacını karşılar?

Doğru teminat tutarını belirlemek için şu formülü kullanabilirsiniz: (Yıllık Hane Geliriniz x 10) + Mevcut Borçlarınız

Örneğin; yıllık geliriniz 500.000 TL ve 1.000.000 TL konut kredisi borcunuz varsa; ideal teminat tutarınız 6 milyon TL civarında olmalıdır. Bu rakam, ailenizin sizsiz geçen 10 yılda finansal sarsıntı yaşamamasını ve borçların kapanmasını garanti eder. Düşük teminat, “eksik sigorta” demektir ve ne yazık ki ihtiyaç anında yetersiz kalır.


3. Enflasyon Koruması (Endeksleme) Şart!

Türkiye gibi enflasyonun dinamik olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bugün belirlediğiniz 1 milyon TL’lik teminat, 10 yıl sonra sadece bir market alışverişi parası olabilir.

Poliçenizi yaptırırken mutlaka “Enflasyona Endeksli” veya “Döviz Endeksli” seçenekleri konuşmalıyız. Primleriniz her yıl belirli oranda artarken, teminatınızın satın alma gücü de korunmuş olur. Sabit TL üzerinden yapılan uzun vadeli hayat sigortaları, zamanla “kağıt üzerinde” bir güvenceye dönüşme riski taşır.


4. Poliçe Dışı Haller ve “Küçük Yazılar”

Şeytan ayrıntıda gizlidir derler, sigortacılıkta ise ayrıntı “Özel Şartlar”dadır. Hayat sigortası “her türlü ölümü” kapsamaz. Şu maddelere özellikle dikkat edin:

  • İntihar: Genellikle poliçenin ilk 2 veya 3 yılı içinde gerçekleşen intihar vakaları kapsam dışıdır.

  • Tehlikeli Sporlar: Yamaç paraşütü, dağcılık veya motor sporlarıyla ilgileniyorsanız bunu mutlaka belirtmelisiniz. Standart poliçeler bu riskleri kapsamaz, ek primle (sürprim) ekletmeniz gerekir.

  • Mevcut Hastalıklar: Poliçeyi yaparken “Tansiyonum yok” deyip, aslında yıllardır ilaç kullanıyorsanız ve vefat sebebi buna bağlı olursa, sigorta şirketi tazminatı ödemez. Beyanınızda %100 dürüst olun.


5. Lehdar (Faydalanıcı) Seçimi: Para Kime Gidecek?

Hayat sigortasında tazminatın ödeneceği kişiye “Lehdar” denir. Eğer poliçede lehdar belirtmezseniz, tazminat “Yasal Mirasçılara” veraset ilamındaki oranlara göre dağıtılır.

Ancak, tazminatın tamamını eşinize, sadece çocuklarınıza veya kan bağınız olmayan birine (örneğin bir yardım kuruluşuna veya yakın bir arkadaşınıza) bırakmak isteyebilirsiniz. Bunu poliçede ismen belirtmeniz gerekir. Lehdar seçimini dilediğiniz zaman değiştirebileceğinizi de unutmayın.


6. Vergi Avantajı: Devletin Size Hediyesi

Hayat sigortasını cazip kılan en büyük maddi avantajlardan biri devlet desteğidir. Ücretli bir çalışansanız veya beyanname veren bir vergi mükellefiyseniz; kendiniz, eşiniz ve çocuklarınız için ödediğiniz hayat sigortası primlerini Vergi Matrahınızdan düşebilirsiniz.

Bu ne demek? Ödediğiniz primin %15’i ila %40’ı (vergi diliminize göre), maaşınızdan kesilen gelir vergisinden iade edilir. Yani devlet, “Sen geleceğini güvence altına alırsan, ben de senin cebine para koyarım” diyor. Bu avantajı kullanmamak, paranızı sokağa atmak gibidir. Nur Sigorta olarak, poliçenizi kestikten sonra muhasebenize vermeniz gereken evrakları sizin için hazırlıyoruz.


7. Şirket ve Acente Seçimi: “Hasar Anında Kim Yanınızda?”

Poliçeyi satın almak işin en kolay kısmıdır. Asıl süreç, o üzücü olay yaşandığında, yani tazminat talep edildiğinde başlar.

Vefat durumunda aile zaten büyük bir travma yaşarken, bir de sigorta şirketinin bürokrasisiyle, eksik evrak talepleriyle veya “ret” cevaplarıyla uğraşmamalıdır. İşte bu noktada, Nur Sigorta gibi kurumsal, ulaşılabilir ve “insan odaklı” bir acente ile çalışmanın farkı ortaya çıkar.

Biz, müşterimizin vefatı durumunda ailenin (lehdarların) vekaletini alırcasına süreci yönetir, tazminatın en hızlı şekilde hesaba yatması için sigorta şirketiyle köprü oluruz. Sigorta poliçesi bir kağıt parçasıdır; ona değer katan arkasındaki hizmettir.


Bir “İyi Ki” Bırakmak

Hayat sigortası yaptırmak, kendinize değil, sevdiklerinize bir mektup bırakmak gibidir. “Ben yokken bile sizi düşündüm, sizi korudum” diyen bir mektup.

Gelin, bu hafta bir kahvenizi içelim. Yaşınıza, gelirinize ve hayallerinize en uygun planı birlikte çıkaralım. Üstelik bunu yaparken bütçenizi sarsmayacak, vergi avantajlarıyla maliyetini düşürecek çözümler üretelim.

Yarın ne getirecek bilemeyiz ama yarına nasıl hazırlanacağımızı seçebiliriz.

Sağlıklı, uzun ve sevdiklerinizle dolu bir ömür dileriz.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kanser veya kalp krizi gibi hastalıklardan vefat edersem sigorta öder mi? Evet, öder. Ancak poliçe yapılırken bu hastalıkların mevcut olmaması veya varsa beyan edilmiş olması gerekir. Poliçe başladıktan sonra ortaya çıkan hastalıklar sonucu vefat, teminat kapsamındadır.

Kredi çekerken yapılan hayat sigortası yeterli mi? Genellikle hayır. Bankaların yaptığı “Kredi Hayat Sigortası”, vefat durumunda sadece bankaya olan borcunuzu kapatır (Dain-i Mürtehin bankadır). Ailenize nakit para kalmaz. Ailenizin geçimi için ayrıca bir “Bireysel Hayat Sigortası” yaptırmanız gerekir.

İş değiştirdiğimde veya işsiz kaldığımda sigortam devam eder mi? Evet, devam eder. Bireysel hayat sigortası iş yerinizden bağımsız, sizin şahsınıza ait bir sözleşmedir. Primleri ödediğiniz sürece dünyanın neresinde olursanız olun geçerlidir.

Poliçeden istediğim zaman vazgeçebilir miyim? Evet. “Cayma hakkı” mevcuttur. Risk (koruma) odaklı poliçelerde iptal ettiğinizde kalan günlerin primi iade edilir. Birikimli poliçelerde ise “İştira” (erken çıkış) kesintileri olabilir, bu yüzden poliçe şartlarını iyi okumalısınız.

Hayat sigortası ile Bireysel Emeklilik (BES) aynı şey mi? Hayır. BES, emeklilik dönemi için birikim yapmayı hedefler ve vefat teminatı içermez (veya çok düşüktür). Hayat sigortası ise vefat riskine karşı anında yüksek tazminat koruması sağlar. İkisi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Blog